Meyveler de dinlenmek ister

Tüm canlı organizmalarda olduğu gibi bitkilerin de, yetiştikleri koşullarla değişik etkileşimler gösterdiğini artık hepimiz biliyoruz. Bitkilerin yaşamını oluşturan büyüme ve gelişme ile ilgili olaylar, genetik yapı ve çevre koşulları tarafından yönlendirilir. Bir bölgedeki, bitkisel üretim çeşitliliği ise büyük oranda çevreyi oluşturan bileşenler tarafından belirlenir. 

Meyve ağaçlarının bir bölgede yetiştirilebilirliği, verim düzeyi ve meyve kalitesi üzerinde iklim faktörlerinin etkisi çok büyük. Yüksek düzeyde kontrollü ve idare edilebilen bir ekosistem olarak tanımlanan meyve bahçesinin, bir denge içerisinde çalışmasını yönlendiren en önemli çevre etkisi ise sıcaklıktır. 

Sıcaklığın büyük etki gösterdiği fizyolojik olayların başında dinlenme gelir. Dinlenme; organizmanın bir kısmında veya tümünde, aynı zamanda veya farklı zamanlarda canlılık olaylarının adeta durur derecede yavaşlaması sonucu ortaya çıkan fizyolojik bir olaydır. Dinlenme birçok bitkide farklı dönemlerde ortaya çıkabilir. Yaprak döken meyve türlerinde en belirgin dinlenme göstergesi yaprak dökümüdür. Yaprak dökümü ağacın kendisini sonbaharla birlikte düşen sıcaklıklar vasıtasıyla kışa hazırlama törenidir. Kış dinlenmesi, genel olarak bitkilerin içsel faktörlerinin etkisiyle ortaya çıkar ve yaprak dökümünden hemen önce başlar, bitkinin soğuklama ihtiyacı karşılandıkça veya içsel gerekli olaylar gerçekleştikçe zayıflar.

Ilıman iklim meyve türleri genel olarak kış dinlenmesine girmeden takip eden ilkbaharda açacak olan çiçeklerin minyatürlerini tomurcuklar içerisinde oluşturur. Çiçeklerin oluşumu birçok türde yaz aylarında başlar ve sıcaklıkların çok düştüğü Aralık-Ocak aylarına kadar neredeyse tüm çiçek organları taslak halinde gelişmiş olur.

Meyve yetiştiriciliğinde yapılan en büyük hatalardan biri çiftçilerimizin meyveyi hasat ettikten sonra bahçeye olan ilgisinin azalmasıdır. Hasat zamanı sonbahara doğru olan elma, armut, ayva gibi türlerde bu ilgi azalması tam olarak görülmese de, yazın başlangıcından itibaren erken dönemde hasat edilen kiraz, kayısı, erik, şeftali vb. türlerde hasattan sonra oldukça uzun bir gelişim dönemi kalır. Çiftçinin bakım koşullarında yaşanacak bir azalma özellikle bir sonraki yılın çiçeklerinin gelişimine olumsuz yansır. Ancak unutmayın ki meyve türleri gelişimi yılın belirli dönemlerinde yavaşlar ama asla tamamen durmaz. 

Ulusal ve uluslararası rekabet, meyveciliğin her geçen gün daha profesyonel yapılması gerekliliğini doğuruyor. Profesyonel ve modern meyvecilik uygulamalarının başında ise bahçe takibi ve idaresi geliyor. Verimlilik ve kalitenin sürdürülebilir olmasını sağlayarak rekabette üstünlük kurmak tabii ki mümkün. Eğer verimlilik ve kalitede bir standart yakalamak istiyorsak meyve ağaçlarının tüm yıl içerisinde çiçeklenmeden hasada, yaprak dökümünden çiçeklenmeye doğru bir döngü oluşturduğunu unutulmamalıyız. Çünkü bu döngü içerisinde, herhangi bir noktadaki kesinti veya olumsuz bir etki o yıl veya bir sonraki yılın verimliliğini sekteye uğratacaktır. Bu nedenle, kültürel bakım işlemlerinin zamanlaması ve miktarını tür, çeşit, bölge, pazarlama istekleri vb. olgulara göre planlanmalıyız.

Ülkemizin birçok meyve yetiştiriciliği bölgesinde kış mevsimi sert ve çetin geçer. Kışa giren bir meyve ağacında, kök, gövde, yaşlı dallar, genç sürgünler ve özellikle çiçek tomurcukları bulunur ve her bir organın kış koşullarına dayanımı farklıdır. Yaprak dökümüne yaklaşan ağaçlarda bünyesel su içeriği, oransal olarak azalır. Yaprak dökümü ve pişkinleşen (karbonhidrat birikimini tamamlamış) sürgünlerle birlikte kışa girmeden ağaç, oransal su miktarını azaltarak kışın düşük sıcaklıklarına dayanımını geliştirir. 

Yukarıda anlatılan bilgiler ışığında aşağıda kışa girmeden dikkat etmeniz gereken bazı uygulama ve dönemleri paylaşmak istiyoruz:

  • Bazı türlerin entegre mücadele talimatlarında bazı hastalıklara karşı koruma amacıyla sonbahar bordo bulamacı uygulaması bulunur.
  • Çetin kış koşulları olan bölgelerde ağaç dikiminin ve budamanın ilkbahara doğru gecikmeli uygulamanız iyi olacaktır.
  • Bazı türlerde yaprak dökümü öncesi, çiçek tomurcuklarında besin birikimini desteklemek adına bitki besleme uygulamaları tercih etmeniz gerekir.
  • Toprak kökenli bazı hastalık ve zararlıların kontrolünde sonbahar döneminde bir takım kültürel uygulamalar takip etmelisiniz.
  • Kış ayları yıldan yıla farklı soğuk şiddeti gösterir. Meteorolojik uyarıları kış boyunca takip etmeli ve sert kış donlarına dikkatli olmalısınız. Unutmayın ki mart, nisan, mayıs aylarında açacak olan çiçekler kış aylarını ağaç üzerinde geçirirler.
  • Yoğun kar yağışı alan bölgelerde kar yükü ve bu yükün erimesi sırasında dal kırılmaları yoğun olarak görülebilir. BU yüzden dikkatli olmalısınız.
  • Kar örtüsünün uzun süre kaldığı bölgelerde dar açıyla gelen güneş ışınlarının kar yüzeyinden yansıması ile gövdelerde yanıklar oluşabilir. Bu durum genel olarak gövdenin güney-batı bölümünde oluşur. Böyle bölgelerde ağaç gövdesini açık renkli (kireç vb.) bir boya ile boyayarak etkiyi azaltabilirsiniz.
  • Kış ayları daha ılık geçen bölgelerde dikim ve budama işlemlerini sonbaharda yapabilirsiniz. Bu tip bölgelerde en önemli sorun ılık bazı yıllarda yüksek soğuklama ihtiyacına sahip türlerin bu ihtiyacı tam olarak karşılayamadan vejetasyona başlamalarıdır. 
  • Yetiştirilen meyve türleri için bölgedeki tarım kuruluşlarından mutlaka teknik bilgi ve yardım istenmelisiniz.

Siz siz olun, hasadı da bitirdik rehavetine kapılmayın….

İlgili Yazılar