

Kayısı (Prunus armeniaca L.) Orta Asya–Batı Çin–İran/Kafkasya kökenlidir. Türkiye’de hem taze tüketimde hem kurutmalıkta güçlü bir pazar oluşturur; adaptasyonu şeftaliye göre sınırlı olsa da ülkenin iklim çeşitliliği bu açığı kapatır.
Kayısının Kökeni ve Anadolu’nun Konumu
Büyük İskender’in seferleri sonrasında tür İran–Kafkasya üzerinden Anadolu’ya ulaştı. Anadolu bugün ikincil gen merkezi kabul edilir; bu statü Türkiye’yi hem sofralık hem kurutmalık kayısıda stratejik bir üretim üssüne dönüştürür.
Türkiye’de Üretim Kolları ve Öne Çıkan Kayısı Çeşitleri
Kurutmalık üretim Malatya, Elazığ, Sivas (Gürün) ve Kahramanmaraş (Elbistan) ekseninde yoğunlaşır; Hacıhaliloğlu, Kabaaşı, Soğancı, Çataloğlu temel çeşitlerdir. Sofralıkta Mersin, Antalya ve Isparta öne çıkar; yerli Şekerpare, Aprikoz, Tokaloğlu, İri Bitirgen, Alyanak, Sakıt grubu ile Roxana, Precoce de Tyrinthe, Ninfa, Priana, Beliana, Feriana, Aurora, Mikado, Magador pazarı besler. Doğu Anadolu’nun çok sert kışlı, Karadeniz’in çok nemli kesimleri dışında kayısı geniş bir yayılım gösterir.
Kayısıda Küresel Pazar ve Malatya’nın Ağırlığı
Türkiye kuru kayısıda uzun süredir dünya lideridir ve küresel ihtiyacın önemli kısmını karşılar. Ülkede taze kayısının yaklaşık yarıdan fazlası, kuru kayısının büyük bölümü Malatya’da üretilir; ihracatın omurgası da bu ilden geçer. Sofralık ticaretin büyük kısmı erkenci çeşitlerle döner; üretici Akdeniz ülkeleri ve ithalatçı Avrupa pazarları arasında güçlü bir akış vardır.
Kayısı Yetiştiriciliğinde Yeni Ekolojiler ve Erkencilik
Çukurova Üniversitesi projeleri kayısıyı GAP bölgesine kazandırdı; KKTC’de 2000’den itibaren üretim başarıyla başladı. Mersin’de örtüaltı yetiştiriciliği çiçeklenme ve hasadı öne çekerek erkencilik avantajı sağlar; Mut/Mersin hattı sofralık vitrinin merkezidir. Yerel kullanımda çekirdeği acı tipler zerdali ya da Hüdai olarak anılır ve işleme tercihlerinde ayrı bir yere sahiptir.






